Dostum dostum kaşarlı tostlarım
Bir insanın sayılı dostu olur derler, sayı 1-2’dir belki ama benim bir çırpıda sayabileceğim vazgeçemeyeceğim dostlarım var, hayatımdan hiç eksilmelerini istemeyeceğim.
Haftasonu bir arkadaşımızın evine davetli idik, bildik güzel bir bölgede kurtarılmış bir bölge gibi, site içinde apartman dairesi olmasına karşın müstakil ev adeta. Evin içindeki rahatlık iliklerimize kadar ilişti sanki.. Güzel güzel sohbet ederken bir dostum geldi, havamızı 180 derece değiştirdi, kontrolu eline aldı ve gecemizi unutulmaz kıldı.. Yanlarında çekinmeden hareket edebildiğim insanları seviyorum. Çılgınca dans etmeyi, bağıra bağıra şarkı söylemeyi özlemişim. İhtiyacım varmış, çok rahatladım..
Sandalye üstlerinde dans eden koca insanları şaşkınlıkla izleyen Derin’imin koca gözlerini, kızıl kafa Duru ve sarı kafa Can’ın tüm gece birbirlerinden bıkmadan bir dolu oyun oynamalarını, gecenin yarısı toplulukta kim kimin çocuğu ilişkisini çözemeyen bir arkadaşımızın ‘bu kız kimin kızı’(ki Duru idi sorulan) sorusunu, bir dostumun kızının ‘anne lütfen in ordan’ diye çok tehlikeli nitelendirdiği dans aktivitelerini, bir sonraki aya bizi davet etmesi için ikna ettiğimiz şahsın partinin formatı diskoya dönünce davetten vazgeçmesini, ev sahiplerinin kaşarlı dostumun (!) muzik setinin sesini dibe dayaması sonucu ‘burası bir apartman’ uyarısını çekine çekine yapmalarını ama sonunda tüm uyarılarından vazgeçerek eğlencenin tadına varmalarını, çılgın Duru’nun dans eğlencesine ortak olmak için oyun odasından kaçıp kaçıp yanıma gelmesini ve çığlık çığlığa zevkle dans etmemizi unutamayacağım..
İş, güç, sorumluluk, ciddiyet arasında sıkışmış 40’larına 4-5 kala her insanın en doğal ihtiyacı çoluk çocuk bu tarz ev partileri.. İyi ki geçen sene başlatmışız geleneksel partilerimizi.Bir sonrakini hevesle bekliyorum.
0 yorum yazılmıştır